0 532 309 38 89

info@paxrealist.com

Mülk Değerinizi Yanlış Biliyorsunuz

Gayrimenkul piyasasında piyasa gerçeklerini göz ardı edip sadece o eve bağladığınız duygulara ve anılara bakarak bir fiyat belirliyorsanız, size acı ama son derece gerçek bir sır vereyim: Mülk Değerinizi Yanlış Biliyorsunuz!

Gelin size ufak ama oldukça sarsıcı bir sır vereyim. Birçoğumuz sahip olduğumuz yatırımların bu ister yastık altındaki altınımız olsun ister yıllarca dişimizden tırnağımızdan artırarak aldığımız evimiz isterse borsadaki hissemiz gerçek değerini aslında hiç bilmiyoruz.

Neden mi?

Çünkü işin içine cüzdan ve mülkiyet girdiğinde, insan beyni o çok güvendiği matematiği usulca bir kenara bırakır ve duygularıyla dans etmeye başlar.

Kuzguna Yavrusu Şahin Görünür Mü?

Yatırım dünyasında çok sevdiğim efsanevi borsa dehası Warren Buffett‘a atfedilen harika bir söz vardır:

“Fiyat ödediğiniz şeydir, değer ise aldığınız.”

Ancak mesele kendi sahip olduğumuz değerleri fiyatlandırmaya gelince, işin rengi tamamen değişiyor. Davranışsal ekonomi alanında Nobel ödülü kazandıran çalışmalar aslında ne kadar irrasyonel varlıklar olduğumuzu yüzümüze tokat gibi çarpıyor.

Sıradan bir üniversite amfisi düşünün. Araştırmacılar öğrencilerin yarısına üzerinde okulun logosu olan sıradan birer kahve kupası hediye ediyor. Diğer yarısının ise elleri boş. Bir süre sonra kupa sahiplerine gidip soruyorlar: “Bu kupayı satmak istesen, kaça satarsın?” Ortalama cevap 7 dolar. Ardından, kupası olmayan gruba gidip soruyorlar: “Bu kupayı satın almak istesen, cebinden en fazla kaç para çıkardı?” Gelen cevap oldukça çarpıcı: Sadece 3 dolar civarı.

Kupa aynı kupa. Seramik aynı seramik. Ortada değişen hiçbir fiziksel özellik veya piyasa koşulu yok. Peki ama bu %133’lük devasa fiyat farkı nereden çıkıyor?

Sadece ve sadece ona sahip olmaktan.

Duyguların Piyasası

Altın alıp satarken bir arsa yatırımı yaparken ya da evimizi değerlerken düştüğümüz o görünmez psikolojik tuzaklar devreye giriyor. Gelin bu süreci üç ana başlıkta inceleyelim:

  • Sahiplik Etkisi: Bir nesneye veya varlığa sahip olduğumuz an, artık ona basit bir eşya olarak bakmayı bırakırız. O altın bilezik veya o ev, sadece bir yatırım aracı olmaktan çıkar, adeta kimliğimizin ve geçmişimizin bir parçasına dönüşür. Sahiplik, zihnimizde varlığın değerini otomatik olarak ikiye, hatta üçe katlar.

  • Kayıp Acısı: Satıcı masaya oturduğunda, Ben bu maldan ne kadar kâr edeceğim?”sorusundan çok Bundan vazgeçmek bana ne kadar acı verecek? diye düşünür. O malı elde etmek için çekilen krediler, dökülen alın terleri ve uykusuz geceler, satılık tabelasının üzerine görünmez bir fatura olarak eklenir.

  • İkame Etkisi: Alıcı ise tamamen farklı bir dünyadadır. Duygusal bir bağı yoktur. Onun sorduğu tek bir soru vardır: Aynı özelliklerdeki benzer bir yatırımı başka bir yerden kaça mal edebilirim?

Komşunun Tavuğu Neden Kaz Görünmez?

Kendi analizlerimde ve piyasa gözlemlerimde şu sahneye o kadar sık rastlıyorum ki… Bir mülk sahibine kendi evinin fiyatını sorarsınız. Göğsünü gere gere, “10 milyon eder kardeşim, ben buraya ne emekler verdim” der. Fakat aynı kişiye, karşı dairedeki tıpatıp aynı komşu evinin değeri sorulduğunda dudak bükülür: “Orası mı? En fazla 7 milyon eder, mutfağı eski bir kere, çok masrafı var.”

İnsan elindekine aşık olur piyasa ise sadece verilere bakar. Piyasada alıcı ve satıcı arasındaki fiyat beklentisi uçurumlarının çoğu zaman %20 ila %30 bandında seyretmesinin en büyük sebebi bu yüzleşmekten kaçındığımız psikolojidir.

O halde ne yapılması lazım?

Çok basit ama uygulaması bir o kadar zor: Yatırımlarınıza ve mülklerinize duygudan ziyade, soğukkanlı bir veri analiziyle bakmak.

İşte tam da bu konuyu çok daha dinamik, akıcı ve görsellerle desteklenmiş bir şekilde anlattığım yeni YouTube Shorts videom yayında!

Eğer siz de bugüne kadar yatırımlarınıza değer biçerken kendi zihninizin size oyun oynayıp oynamadığını merak ediyorsanız, bu videoyu kesinlikle kaçırmamalısınız. İzlerken eminim ki Aaa, gerçekten de böyle yapıyorum! diyeceksiniz.

Hemen şimdi kanalıma giderek bu kısa ama ufuk açıcı videoyu izleyebilir, “Sahiplik Etkisi”nin cüzdanınızı nasıl yönettiğini kendi gözlerinizle görebilirsiniz. 

Psikolojinin ve rakamların bu amansız savaşını sadece kendi oturduğumuz evde ya da mahallemizdeki arsalarda yaşadığımızı sanıyorsanız, çok yanılıyorsunuz. İşin içine mega projeler ve büyük spekülasyonlar girdiğinde zihnimizin bize oynadığı bu oyunlar çok daha devasa, karmaşık ve bazen de yıkıcı boyutlara ulaşıyor. Bu yüzden o çok sevdiğimiz duyguları bir kenara bırakıp masaya sadece çıplak verileri koyacağımız bir sonraki durağımıza geçme vakti geldi. Sahiplik etkisinin kulaktan dolma beklentilerin ve şişirilmiş rüyaların devasa bir piyasayı nasıl şekillendirdiğini tüm çıplaklığıyla incelediğimiz Kanal İstanbul Yatırım Gerçekleri başlıklı yazımada göz atın derim..

Şimdiden uyarayım; o yazıda çok fazla ezber bozdum!

Blog Kategorileri

WhatsApp

Sorularınız için canlı destek ekibimizle anında iletişime geçebilirsiniz.